




Fahrettin GÜN
~eğitimci~
fahrettingun@gmail.com
Zernûcî’nin
“Ta’lîm’ül Mü’teallim”inde
ilim ve arkadaşlık
Erken gidenlerin kervanına katılan
Hocam Dr. Mehmet Tütüncü’nün aziz hatırasına…
XII. yüzyılda yaşamış Hanefi âlimlerinden biri olan ve “Burhanu’l-İslâm Muhammed ez-Zernûcî” ya da “İbrahim ez-Zernûcî” gibi isimlerle anılan Zernûcî, meşhur ve bilinen tek eseri olan “Ta’limü’l-Mü’teallim” de eğitim ve öğretimle ilgili konuları açımlarken, izahederken teyid maksadıyla hemen hemen her konuyla ilgili şiirlere yer vermiştir.
Zernûcî’nin “Ta’limü’l-Müteallim” i, şiir açısından incelendiğinde zengin bir muhtevaya sahip olduğu görülür. Zernûcî, söz konusu şiirleri çeşitli şairlerdennaklettiği gibi, bazen de şair kimliğini ortaya koyarak konuları yazdığı şiirlerle izah etmiştir. Zernûcî, bazende şairlerin ismini zikretmeyerek “Şairin dediği gibi”, “Şairin dediğine göre” şeklinde şiirleri aktarmıştır.
Zernûcî’nin eğitim ve öğretim açısından bir “İslâm klasiği” olarak tavsif edebileceğimiz
“Ta’limü’l-Müte’allim” adlı eseri terbiye açısından gerçekten önemli bir muhtevaya
sahiptir. Üstad Zernûcî eğitim- öğretim alanında büyük maharet göstermiş ve çoğu kere bunu şiirin gücünden faydalanarak ortaya koymuştur. İslâmî ilimlerden tutun da, sosyal konular, eğitim ve öğretimin önemi, eğitimde arkadaşlığın etkisi gibi pek çok konuyu şiirle anlatma cihetine gitmiştir. Söz gelimi ilmin önemini ve fıkıh ilminin mahiyet vefaziletini Muhammed b. Hasan b. Abdullah’ın şu mısralarını aktararak dile getirmiştir:
“İlim öğrenin; zira ilim, sahibi için bir zînettir,
Ve yine fazilet ve bütün övgüler için bir alâmettir.
Her gün ilimden biraz daha fazla olmak üzere istifade et.
Ve böylece faydalar denizinde yüz.
Fıkıh öğren; zira fıkıh en üstün bir ilim ve yine
İyilik ve takvaya götüren en âdil bir ilimdir.
O (Fıkıh) en doğru Sünnet yolunu ileten bir ilimdir,
Yine o (Fıkıh) bütün zorluklardan kurtaran bir kale (gibi)dir.
Zira Allah’tan hakkıyla korkan bir fakîh,
Şeytana karşı bin âbidden daha güçlüdür…”
Dünya sürgün olduğumuz bir coğrafyadır. Öz yurdumuz ise çıkarıldığımız cennettir. Bu nedenle dünya serüvenimiz çetin sınavlarla doludur. Bu yüzden Cennetin yanında dünyanın pek bir işlevi, pek bir değeri yoktur. Zaten Zernûcî de dünyanın değersizliğini şu şiirle pek şedit bir surette, pek güzel izah etmiştir:
“Dünya hayatı azların en azıdır,
Ona âşık olan alçakların en alçağıdır.
Sihriyle o bir topluluğu sağır ve kör eder,
Böylece onlar delilsiz şaşırıp ortada kalırlar.”
Eğitimde başarılı olma yöntemlerinden biri de arkadaşlar arasında yardımlaşma ve dayanışmadır.
Zernûcî’de bundan mülhem olarak, “İyi bir ders arkadaşı seçimi konusunda” bir şairin şöyle dediğini nakleder:
“Bir kimsenin iyi mi kötü mü olduğunu sorma,
Arkadaşına bak,
Zira arkadaş arkadaşına uyar.
Kişi kötülük sahibi ise ondan süratle uzaklaş,
Hayır sahibi olduğu zaman ona yaklaş ki,
Doğru yolu bulasın.”
Bununla da yetinmeyen Zernûcî yine arkadaşlık konusunda düşüncelerini şu şekilde mısralara döker:
“Tembel kimselere bu vasıflarında arkadaşlık etme,
Nice iyi kimseler vardır ki, arkadaşının kötülüğü ile bozulur.
Ahmak kimsenin ahmaklığı,
Zeki ve akıllı kimselere çabuk geçer,
Ateş koru gibi ki o, külün içine konulunca söner.”
İlim süreklilik ve gayret isteyen bir bilgi yumağıdır.
Onu elde etmek için büyük bir çaba ve çalışma gerekir, sabır ve devamlılık gerekir. Bu konuda da bizi uyaran Üstad, şu mısralarıyla bize ışık tutup yol gösterir:
“Ey nefsim! Tembelliği ve gayret noksanlığını bırak,
Yoksa alçak kişilerin durumunda kalırsın,
Tembellere gayeden mahrum olmak,
Ve pişmanlıktan başka nasip verildiğini görmedim.”
İlim cehaletin karşıtı ve düşmanıdır. Birbirine taban tabana zıt olan iki unsurdur. Bu bilinçle Üstad Zernûcî, Şeyhu’l İslâm Burhaneddin’in kendisine okuduğu çok muhtevalı şu şiiri bizlere aktarmaktan imtina etmez:
“İlmin rütbesi bütün rütbelerin üstündedir,
Yayaların yanında binicilerin üstünlüğü bundan aşağıdadır.
İlim sahibinin şerefi kat kat devam eder.
Cahil ise öldükten sonra toprak altında gömülü kalır.
Saltanat sahibi ve askeri kumandanın şerefine ulaşsa da
İlim şerefine ulaşmak istemeyene yazıklar olsun (...)
İlim başkan başa nurdur, körlere yol gösterir,
Cahil kişi her zaman karanlık içindedir.
İlim yüksek bir dağ gibidir, oraya sığınanı korur ve
Bu kişi şiddetli anlarda emniyet içinde olur.
Kurtuluş ilim iledir, fakat insanların bundan haberi yoktur.
Can boğaza geldiği zaman, ilim sebebiyle,
Azaptan kurtuluş ümit edilir,(...)
Ey akıl sahibi, ilim yüksek bir makamdır.
Ona nail olduğun zaman, diğer bütün makamlar yok olur.
Bütün dünya ve içindeki hoş nimetler seni terk etse de
Gözlerini kapa üzülme; Zira ilim Allah’ın en hayırlı vergisidir.”
XII. yüzyılda yaşayan bu bilge kişinin eğitim ve öğretimi anlatırken şiir sağanağı bu minvalde sürer gider.
İslâm eğitiminin gelişip yayılmasına ve zihinlerde yerleşmesine büyük emeği geçen Zernûcî, “Ta’lîmü’l-Müte’allim” adlı orijinal ve özgün eseriyle eğitim sahasına pek büyük bir katkı yapmış, şiirin de eğitim de kullanılacak bir araç olduğunu bu vesileyle pek güzel ispatlamıştır…
* Zernucî ve eseriyle ilgili bkz: Dr. Mehmet Tütüncü, Türk-İslâm Eğitimcisi Zernûcî, İzmir İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, İzmir 1991.
Sitemiz en uygun 1024x768 ekran boyutunda görüntülenir.