




Değerli Anne ve Babalar!
Ruh sağlığı çok önemlidir. İşlevselliğiniz ruh sağlığınız ile doğrudan ilgilidir. Ruh sağlığınız bozuk ise işlevselliğiniz de bozuk olur. İyi bir anne-baba, iyi bir arkadaş olmak konularında ruh sağlığı çok önemlidir. Tabi çocuğun yaratılıştan gelen karakter ve özellikleri de önemli yer tutar.
İyi bir anne baba olabilirsiniz… Ancak çocuğunuz laf anlamaz, çok aşırı hareketli bir çocuk olabilir. Çocukluk döneminde çocukla konuşmak gerekir. Ne kadar çok konuşulursa o kadar hızlı anlamayı öğrenir.
Bakımları ve beslenmeleri ile de ilgilenmek gerekir. Ancak en önemlisi, çocukluk döneminde çocuğu sevmek ve sık sık kucaklamak...
Genç, ergenlik döneminde arkadaşı ön planda olur. Artık anne-baba geri plandadır. Bu dönemde dışarıya, arkadaşlara özenti çok olur. Madde bağımlılığı, şiddet gibi kötü alışkanlıklar olabilir
Kötü söz söylemek de bir baskıdır. Çocukları eğitirken ödüllendirmek ve pozitif tepkiler vermek gerekir. Şiddet ve sözlü baskının bir faydası olmaz. Bunlar sorunu çözmez.
Çocuğunuzla göz temasında bulunmaktan kaçınmayın. Gözle temas kurun, onun seviyesine inin. Çocuk nedenini kavrayamadığı bir işi asla yapmaz. Odasını neden toplaması gerektiğini ona anlatılmadıkça bu işi yapmaz. Ona bu işleri neden yapması gerektiğini anlatın. Asla usanmayın.
Baskı ve korkuyla eğitim olmaz. Anne-baba çocuğuyla iyi iletişim kurabilir. Ancak arkadaş olamaz.
Çocuğa anne-baba olduğunuzu hissettirin. Ondan daha iyi bildiğinizi gösterin, ancak baskı şiddet olmadan… Ona karışabileceğinizi söyleyin.
Çocuğunuz ile ilgili çok sorunlarınız olabilir. Bunun için şikâyet edip ağlamak yerine problem çözme yollarını deneyin. Bakış açınız bu olmalı. Asla suçlamadan, yargılamanda, kınamadan yapın. Yanlış davranışlarını gördüğünüzde endişelendiğinizi korktuğunuzu söyleyin. Eve geç geldiğinde görmezlikten gelmeyin. Ancak suçlama ve yargılama ile değil, korktuğunuzu çocuğa hissettirin.
Sen dilini değil ben dilini kullanın. Çocuğunuz ne kadar problemli olursa olsun asla iletişiminizi bozmayın. Çünkü o sizin çocuğunuz.
Sonra onu tamamen kaybedebilirsiniz. Çocuğa asla hakaret ederek, itip-kakarak, aşağılayarak ya da ihmal ederek cezalandırmayın. Her anne-baba çocuğu sever ama bunu göstermeyi bilemez. Disiplin, karşılıksız sevgi ile birlikte çocuğunuza görev bilincini verin. Disiplin demek, otorite, şiddet, hapsetmek demek değildir.
Ergenlik çağındaki çocuklarınız vücutça yetişkin olabilir. Ancak aklı yetişkin değildir. Tahammüllü olmak için gayret edin. Çocukla açık ve net iletişim kurun. Anne-baba birlikte kararlar vermek zorundadırlar. Farklı kararlar çocuğu yanlış eğitmenize sebep olur. Konuşmak, konuşmak, konuşmak… Hep konuşmak.
Kardeş çatışmalarında asla aralarına girmeyin. Ta ki birbirlerine zarar verirlerse o zaman ayrı odalara alın. Ama hâkim konumunda olmayın. Çocuk küfrederse şiddetle değil, harçlığından keserek veya odayı temizlemesini söyleyerek cezalandırın. Çocuk size bağırırsa onunla konuşmayacağınızı söyleyin. Ta ki üslubunu düzeltinceye kadar…
Televizyonu mutlaka sınırlı tutun. Televizyon pasif eğitimdir. Hâlbuki hareket hâlinde iken olan eğitim daha etkilidir.“Ödevini yap, odanı topla, sonra yarım saat televizyon seyredebilirsin!” diyebilirsiniz. “Sen böylesin, şöylesin!” diye onu yargılamayın. Ama davranışını yargılayın. Örnek: “Bu davranışın çok çirkin” doğrusu, “Sen ne biçim çocuksun ?” yanlış.
Değerli Veliler!
Gençlerimizin başarısı için, verimli yöntemler geliştirmeliyiz. Onlara karşı sevginizi artırmanın, stresinizi azaltmanın, dershane başarısını artırmanın ve özgüvenlerini kazanmalarına yardımcı olmanın yollarını öğrenelim. Sevgimizi artırmak için çocuklarımızı sevdiğimizi ve ona değer verdiğimizi sık sık belli edelim. Onlara ara sıra özel bir hediye vermeliyiz. Bir arkadaşa ihtiyacı olduğunda, mutlaka onun yanında bulunalım. Onlara vakit ayıralım.
Boş zamanlarınızı onlara ayırmaya çalışın. Mümkün oldukça onlarla yürüyüşe çıkıp konuşun. Bazen birlikte yemek yemek için dışarı çıkabilirsiniz.
Çocuğunuzun özel günlerini kesinlikle hatırlayın. Konuşurken, bütün dikkatinizle onu dinleyin ve samimi konuşun. Kesinlikle yalan söylemeyin veya geçiştirmeyin. Konuşurken kesinlikle gözüne bakın.
Çocuğunuzun, iyi özelliklerini keşfetmeye çalışın. Onun üzüntülerini ve dertlerini dinleyin. Size tamamen güvenmesini sağlayın. Çocuklarınız için fedakârlıkta bulunmaktan kaçınmayın. Onun arkadaşları ile tanışın.
Tatil için birlikte program yapın. Çocuklarınızdan uzun süre ayrı kalmayın. Onu anladığınızı hissettirin. Onun sevmediği şeyleri öğrenin. Onu değiştirmeden önce kendinizi değiştirin.
Çocuğunuzun hoşuna giden şeylerin bir listesini yapın. Yarınlar için birlikte plan yapın. Hayal ve düşüncelerinizi onunla paylaşın. Ona kızdığınızda, onunla hemen konuşmaya çalışın. Yaptıkları hakkında tahminde bulunmak yerine, onunla iletişim kurun.
Kaygılarını anlamaya çalışın. Çocuğunuzla birçok ortak yönünüz olduğunu düşünün. İyi yönlerini sık sık aklınıza getirin. Onu, her zaman için kontrol etmeye çalışmayın. Kendini ifade etmesine izin verin.
Onun hayatındaki zorlukları sık sık hatırlayın. Ona iltifat etmeyi unutmayın. Hata yaptığınızda, ondan gecikmeden özür dileyin. İyiliği karşısında teşekkür etmeyi unutmayın. Hatalarını büyütmeyin ve ona karşı hata yapmamaya çalışın.
Onun hakkında iyimser olun ve iyi düşüncelerinizi pekiştirin. Çocuğunuz hakkındaki iyi düşüncelerinizi diğer insanlara söyleyin. Gücendiğinizde ondan kaçmaya çalışmayın. Bazen kendinizi onun yerine koyun. Endişelerinizi rahatça söyleyin. Ona biraz daha zaman tanıyın.
Onun için yaptıklarınıza bir yenisini ekleyin. Her şey bittiğinde, ona bir imkân daha tanıyın. Hayatınızın her aşamasını çocuğunuzu ihmal etmeden tasarlayın. Onların kişiliğine önem verin ve duygularını anlamaya çalışın. Başarılarını takdir edin ve yanında olduğunuzu hissettirin.
Duygularına öncelik tanıyın. Onu olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Eleştirmeyin ve ona kötü bir şey söylemeyin.
Onun için özel olan nedir? Onu bulun. Onun sevdiği ezgileri, şiirleri öğrenin ve birlikte dinleyin. Bir kitap alın ve onun için imzalayın.
Sayın Veliler!
Gençlerinizden yakınmadan önce biraz düşünün! Gençlerinizin sevinçlerini, üzüntülerini, başarılarını, başarısızlık nedenlerini, kaygılarını, ümitlerini ve hayallerini vs. hiç paylaştınız mı? Eğer paylaşırsanız, bakın o zaman nelerin değişebileceğine siz de inanamayacaksınız.
Gençler, aşırı serbest ve aşırı baskılı ortamlardan olumsuz yönde etkilenirler. Gençlere karşı hitap şeklinizin çok önemli olduğunu unutmayınız. Gençlerde gördüğünüz en küçük gelişmeleri bile kendilerine vurgulayıp, davranışlarını beğendiğinizi belirten sözcüklerle yeterince övünüz. Gençlere “Başarının asla son olmadığını, başarısızlığın ise asla ölüm olmayacağını” inançla söyleyiniz ve bu inancınızı yeri geldikçe sık sık vurgulayınız.
Onlara, başarısızlıklar yaşanmadan başarılı olunamayacağını hatırlatınız. Gençlere karşı “Hayır yapma! ” , ”Yapamazsın!”gibi uyarılar yerine; daha çok ”Tebrik ederim, başarıyorsun, yapabiliyorsun…” gibi olumlu ifadeleri tercih ediniz.
Gençler, sadece hedefe ulaşması durumunda değil, hedefe ulaşmak için çabalayıp gelişme sağlaması durumunda da ödüllendirilmelidir. Gençlerin çabası ödüllendirildiğinde daha çok gayret gösterecektirler. Gençlerin sadece başarılarını değil, başarısızlıklarını da paylaşmayı biliniz.
Kendilerini başarısız dahi olsa, yalnız bırakmayacak bir velisinin olduğunu bilmesi, gençler açısından önemlidir. Gençlerle konuşurken, gözlerine bakıp sözünü kesmezseniz ve onlara “Senin konuşman, benim için gerçekten önemli...”mesajını vermiş olursunuz. Onları, kulaklarınızla olduğu kadar gözlerinizle de dinlemelisiniz.
Gençlerden aşırı mükemmel olmalarını beklemezseniz, sizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmazlar. Birden fazla çocuğunuz varsa, onları başarıları bakımından birbirleriyle asla kıyaslamayınız. Unutmayınız ki onlar, birer kardeş olmalarına rağmen, birbirlerinden farklı bireylerdir. Aynı şekilde, arkadaşlarıyla, akraba ve komşu çocuklarıyla da kıyaslamayınız.
Gençlerin hayallerini asla küçümsemeyiniz veya engellemeyiniz. Onların hayal ettiği konularda düşünmesine yardımcı olunuz. Çünkü hayal etmezse, başaramazlar.
Huzurla kalın.
Sitemiz en uygun 1024x768 ekran boyutunda görüntülenir.
Hüseyin KAZAN
eğitimci,yazar
kazanhuseyin@gmail.com